TÜM ÖĞRETMENLERİN BİLMESİ GEREKEN EĞİTİM TEORİSYENLERİ

Lev Vygotsky

Bilişsel Gelişim Kuramı:
Bu kurama göre gelişime öncülük eden şey öğrenmenin kendisidir. Zihinsel gelişim içinde dilin önemli bir yeri vardır. Vygotsky’e göre bireyin gelişiminde özellikle 24 aya kadar doğal çizgi dediğimiz gelişim söz konusudur. Fakat 2 yaşından sonra birey artık kültürel çizgi dediğimiz alana geçer.

Yakınsak Gelişim Alanı ve Yapı İskelesi:
Bu kuram bütün bireysel psikolojik süreçlerin sosyal süreçlerle başladığını ve şekillendiğini söylemektedir. Yakınsak Gelişim Alanı: Çocuğun bilişsel beceriler oluşturmasında bir yetişkin ya da büyük kardeş rol model olmaktadır. Bu aşamaya yol gösterme denilmektedir.  Yapı İskelesi: Bir yetişkinden alınmakta olan desteğin başarıya ulaşıldığında çekilmesini ifade etmektedir


Jean Piaget

Şema:
Bireyin çevresindeki dünyayı anlamak ve anlamlandırmak için geliştirdiği bilişsel yapıyı, yeni edinilen bilgilerin yerleşeceği çerçeveyi ifade eder.

Özümleme:
Çocuğun karşılaştığı yeni uyaranları sahip olduğu bir şemaya uygun görüp yerleştirmesidir. Öğrenciler de yeni bilgileri mevcut bir şemaya bağlayarak anlamlandırırlar.

Yapılandırmacılık:
Öğrenciler kendilerine söylenerek değil kendileri yaparak öğrenirler. Piaget’ye göre öğrenme bir sorun çözme işlemidir. Bu sorun çözme etkinliklerden kaynaklanan bilgi ne taklit edilir ne de doğuştan gelir. Çocuk tarafından etkin bir şekilde yapılandırılır. Bu şekilde, düşünce etkinlikten doğar, etkinlik içselleştirilir ya da zihne yerleştirilir ve düşünce böyle gelişir.


Burrhus F. Skinner

Davranışçılık:
Skinner’e göre tepkisel davranışlar bir uyarıcı tarafından oluşturulur. Olumlu pekiştirme (övgü, ödül) davranışı güçlendirir veya davranışın tekrarlanma olasılığını artırır. Olumsuz pekiştirme (ceza) çocuğu bir davranıştan uzaklaştırır.


Jerome Bruner

Spiral Müfredat:
Bruner’ın spiral müfredatının temelinde konuları, öğrencilerin kademeli bir şekilde içselleştirmesine olanak sağlayacak şekilde öğretmek vardır. Bu müfredat ile, Bruner öğrencilerin meraklarını beslemelerini hedeflemiştir

Bilgilerini arttırmak için ilham bulmalarını, halihazırda bildikleri şeylere de yeni bir bakış açıları ile bakmalarını sağlamak ister. Bu şekilde daha önce ulaşmış oldukları sonuçları gerekçelendirebilir ve gözden geçirebilirler.


Benjamin Bloom

Bloom’un Taksonomisi:
Bloom modelini oluşturan temel şey; öğrenciye etki eden kişisel algılama farklılıklarını kontrol altında tutarak öğretimin niteliğinin kontrol edilebilmesidir. Bu model ek çaba ve zaman ile her öğrencinin verilmek istenilen bilgiye ulaşmasının mümkün olduğunu göstermektedir.  Bloom taksonomisi, öğrenmenin birden fazla çeşidi olduğunu söyler ve eğitim aktivitelerinin üç alanını şöyle belirler;

1. Bilişsel taksonomi yani zihinsel aktiviteler
2. Duygusal alan yani duygusal ve tavırlardaki aktiviteler
3. Psikomotor yani fiziksel aktiviteler


Howard Gardner

Çoklu Zekâ Kuramı:
Gardner çoklu zekâ kuramına göre her insanın özel yetenek alanları ve zekâsını kendine özgü kullanma biçimi vardır. Çoklu zekâ kuramı, zekânın tek olduğunu ama kendi içinde sınıflara ayrıldığını (zekâ çeşitleri olduğunu) ifade eder.

Bununla birlikte her zekâ çeşidinin dinamik olup geliştirilebilir olduğunu belirtir. İnsanların bilgiyi işlemek için çeşitli yolları vardır. Bunlar; sözel-dilsel zeka, mantıksal-matematiksel zeka, bedensel-kinestetik zeka, görsel-uzamsal zeka, müziksel-ritmik zeka, kişilerarası sosyal zeka, içsel zeka ve doğasal zeka 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.