Geleceğin Okullarına Yolculuk ve Bugünün Gerçekleri…

Dünya her saniye değişiyor, yapay zeka uygulamalarında kazanılan başarıyla teknoloji aklımızın alamayacağı sınırlara doğru koşuyor. Büyük şirketler dünya dışındaki yaşama yatırım yapıyor. Günlük hayatımızdaki tüm aletler, hatta evlerimiz bile internet ile kendi aralarında iletişim kurabiliyor. Silikon Vadisinde insanlar işlerine insansız araçlarla gidiyor ve Google gibi şirketler kişiselleştirilmiş öğrenme alanında çalışmalar yapıyor. Arabalar gelecekte uçmayacak olsa da, bugünlerde birçok firma ürünlerini drone uçurarak teslim etmeye hazırlanıyor. Tüm bunların yanı sıra birçok ülkenin sistemlerini adapte etmeye başladığı Bitcoin gibi dijital para birimleri var. Dijital paranın güvenli transferi ve dijital ekonomi için geliştirilen Blockchain gibi sistemler, e-vatandaşlığa zemin hazırlıyor. Estonya Bitcoin sistemini tanıyan ve Blockchain sistemiyle elektronik oy kullanımına geçen bir ülke, Estonya ile birlikte Amerika, Danimarka, Kuzey Kore, Hollanda, Kanada, Finlandiya, İngiltere ve Avusturalya gibi ülkelerde bu yeni dijital para ekonomisinin alt yapısını hazırlıyor.

Şimdiye kadar anlattıklarım sadece günümüzde yaşananlar! Şimdi binelim zaman kapsülüne ve geleceğe gidelim. Gelecek dediğimizde öyle çok uzak değil, birçok gelecek tahmini 2030 – 2045 için yapılıyor, yani bundan 12-30 yıl sonrası. Tahminlere göre özellikle teknolojik gelişmelere dayanarak, dünya iş gücünde 45 – 70 milyon arası bir kayıp olabilir. Beyin geliştirmeye yönelik programlar, genetik zekâ, artırılmış gerçeklik uygulamaları, entegre edilmiş hayat boyu öğrenme sistemleri, kişiselleştirilmiş öğrenme ve hatta şayet bazı teknoloji firmaları başarılı olursa, yarı insan yarı robot varlıklar. Nasıl? Gelecek gözlerinizin önünden film şeridi gibi geçti mi?

Haydi birde okullara gidelim. Öncelikle geleceğin eğitiminde en büyük değişiklik, eğitim yaklaşımında olacak gibi. Bilginin sabit olduğu fikri değişecek. Bilgi; dinamik, değişken ve gelişen bir olgu. Ancak günümüz eğitim sistemlerinde bilgiyi değiştirmek çok zor, tıpkı Plüton’un artık gezegen listesinde olmaması ama hala okul kitaplarında bu bilginin yer alması gibi.

Eğitim Bilimci Sugata Mitra bir videosunda şunu söyler; bundan 60 – 70 yıl önce ata binmek, dövüşmek, avlanmak eğitimin öncelikleri arasındaydı. Şu anda ata binmek bir spor. Yani bundan 40 yıl sonra matematiğin bir spor haline gelmeyeceğini kim söyleyebilir ki. Aynı şey ‘’Görünmez Teknoloji’’ kavramıyla, teknoloji için de geçerli, gelecekte teknoloji her yerde ama hiçbir yerde olacak ve okul müfredatında bilgisayar okur yazarlığı gibi eğitimler yer almayacak.

Geleceğin eğitiminde ana aktör öğrenen olacak, özellikle öğrenenin ihtiyaçları ve ilgisi etrafında şekillenen bir eğitim sistemi planlanacak.

 

Sınıf ve Ders Kavramları Değişecek

Teknoloji ve online eğitim sistemleriyle beraber Blended Learning (Harmanlanmış öğrenme) eğitimin ana yöntemlerinden birisi haline gelecek. Yani öğrenciler bilgiye dayalı dersi evde, tatilde, istedikleri yerde, istedikleri gibi izleyerek öğrenecekler. Sınıfa geldiklerindeyse deneyimsel öğrenmeye dayalı farklı aktiviteler, hologram teknolojisinin kullanıldığı simülasyonlar, deneyler, CNC ve 3D makinalarıyla geliştirecekleri prototipler ve oyunlarla bilgide ustalaşacak ve beceri geliştirecekler. Sınıf; iş birliğinin, kritik düşünmenin, inovasyonun ve yaratıcı düşünmenin geliştiği bir panayır alanı olacak. Sınıfta gerçek hayat sorunları konuşularak çözümler aranacak.

 

Multidisipliner Üniversite Eğitimi Olacak

Üniversiteler mikrokredi imkanlarıyla öğrenenlerin farklı disiplinlerden kendi istedikleri eğitim programını tasarlamasına yardımcı olacak. Yani bir öğrenci üniversitede birden farklı bölümden ders alıp kendi öğrenme kariyerini planlayabilecek. İş yerleri de çok disiplinli öğrenenleri önemseyecek.

 

Not Sistemi Kalkacak

Eğitim alanında en çok konuşulan konulardan birisi ölçme değerlendirme sistemidir. Bir kişinin öğrendiğini nasıl ölçersiniz? Ya da bunu siz ölçebilir misiniz? Bunu ne zaman ölçebilirsiniz?

Not verme sistemi yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe dayanıyor ve sanırım artık bu konuda bir devrimi hak ediyoruz. Günümüzde geliştirilmeye çalışılan bazı uygulamalar belki gelecekte karşımıza yeni ölçme sistemi olarak çıkabilir. Bu sistemde öğrenenin ilk yılından, mezuniyetine kadar okulda ve okul dışında yaptığı uygulamalarla oluşturacağı e-portfolyosu olacak ve yaptığı uygulamalar bir grup eğitimci tarafından incelenerek mezuniyetine karar verilecek. Test sistemi not vermek için değil, öğrenenin kendi öğrenmesini ölçüp, o konuda eksiklerini gidermesi için olacak.

 

Okul Mimarisi Fark Yaratacak

Akıllı binalar, sürdürülebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı yenilikçi ve yaratıcı sınıf tasarımları, okul dışı alanların eğitim için kullanılması günümüz okullarında bile yakalanan gelişmeler. Ama büyük ihtimalle gelecekte okulların yapılandırılması da, gelişen akıllı cam teknolojisiyle, kişiselleştirilebilir. Nasıl mı? Bekleyip göreceğiz.

Yazının sonuna doğru yaklaşırken gelin bu gelecek ütopyasının bir de distopyasını düşünelim. Dünyanın şu yaşadığımız dönemlerde iki yakası var, bir yaka teknolojiyi ve onun getirdiği öğrenme avantajlarını sonuna kadar kullanıyor ve gelişiyor; diğer yaka ise savaşlar, çatışmalar, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ediyor.

Mesela 2017 Global Eğitim Gözlem Raporuna göre; 2015 yılında Dünya üzerinde ilkokul çağındaki 264 milyon çocuk ve genç okulda değil. Her üç ülkeden birinde öğretmenlerin aldığı ulusal öğretmen eğitimi, dünya standartlarının altında ve bunun sonucu olarak 387 milyon çocuk okullarda en basit standartlardaki eğitimi bile alamıyor. Unesco raporlarına göre, okul çağındaki 15 milyon kız çocuğu asla okuma yazma imkânı bulamayacak. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre 5 – 17 yaş arasındaki 168 milyon çocuk çalışıyor. Tüm bunlara baktığımızda gelecekte entelektüel uçurumun artacağı, fakir ve krizlerle mücadele eden ve en basit standartlardaki insani yaşam koşullarına bile ulaşamayan bir neslin olacağını söylemek çok zor değil.

Peki tüm bu gerçekler ışığında bugünün eğitimcileri, politikacıları ve girişimcileri olarak, geleceğin daha adil ve yaşanabilir olması için ne yapabiliriz? Bugünün Z ve Alfa kuşaklarını yarına nasıl hazırlayabiliriz? Haydi hep beraber düşünelim…

 

Daha fazla okumak isteyenler için…

http://www.theloop.ca/google-just-unveiled-some-insane-new-technology/

https://news.bitcoin.com/worlds-top-10-bitcoin-friendly-countries/

http://107.22.164.43/millennium/Education-2030.html

http://www.gettingsmart.com/2017/10/the-future-of-learning-is/

http://unesdoc.unesco.org/images/0025/002593/259338e.pdf

http://www.worldbank.org/en/topic/girlseducation

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.